----------------------------------------------------------

Üç Hece Sekiz Harf Sadece BEŞİKTAŞ

16 Temmuz 2010 Cuma

Teknik-taktik-futbolcu

Dün oynanan 4-1-3-2 sisteminde kim neler yaptı biraz da ona bakalım. Göze batan ve gözümüzün battığı oyuncular;

Ernst: Her daim ne yaptığını bilen Ernst yine kusursuz oynadı. Defansif anlamda çok iş düşmesede, topu harika dağıttı, ters kanatlara gönderdiği uzun toplar harikaydı. Müthiş güven veriyor, ne yaptığını biliyor. Kısaca Ernst yine Ernstti. Yalniz olurda Türkiyede benzer bir sistemde oynarsak, Ernst 20 yaşına dönse orta sahayi yine tek başına koruyamaz gibime geliyor.

Nihat: Heralde hepimiz sistem gereği Nihat'ı kanada koyuyoruz. Herhalde yeryüzünde Denizli dışında Nihat'ı tek forvet düşünen olmamıştır. Iyi bir kanat oyuncusu değil ama 4-3-3 sisteminde etkili olabilecek biri. Dünkü maçta iki forvetle çıkan Schuster Nihat'ı hemen Bobonun yanına monte etmiş. Ne de iyi yapmış. Heralde çift forvette kimse ilerde Nihat'a karşı çıkmaz. Fakat 4-4-2 veya dünkü gibi 4-1-3-2 oynamayacaksak yine Nihat'ı kanatta göreceğiz gibime geliyor. Umarım bekleneni değil, yapabileceğinin en iyisini yapar. Bu sene herkes patlama bekliyor Beşiktaş'ın çocuğundan. Dünkü maç ölçü değil ama o ışık görülüyordu.

Delgado: Bu adam herhalde Beşiktaş tarihinde en çok konuşulan futbolcu olmuştur. Taraftar turnasol kağıdı gibi; ya Delgadocu ya Delgado düşmanı! Futbolunu beğenmeyip, kendisini seven biri olarak olabildiğinde objektif yorum yapmaya yakın hissediyorum kendimi. Keza ne Delgodocu ne de Anti Delgadocuyum.

Dünkü maçta Schuster onu Gutinin yerinde oynattı. Yine tek önliberolu sistemi baz alarak söylüyorum kesinlikle orda savaşçı olmayan bir futbolcu oynayamaz. Bu kesinlikle Delgado olamaz. Dün oynanan sistemin aranan adamı Gutidir. Schuster'in ısrarı boşa değilmiş, gerçek bir orta saha. Gerektiğinde boğuşan, gerektiğinde ara pası atan, şut çeken, oyunu yönlendiren, top çalan bir orta saha. Ama Guti olmak öyle kolay olmuyor tabi.

Delgado her an bir şey yapacak gibi duruyor ama patlama bir türlü gelmiyor. Oyun estetiği bakımından göze hoş geliyor, potansiyel gerçekten var, ama bu kadar narin orta sahaların artık zamanı geçti. Eğer bir Alex olabiliyorsan, her sene 30 golun altına imza atıyorsan narin ol ama diğer türlü zor.

Schuster dünkü maç ona Gutinin görevini verdi. Karşı takımda onu zorlayacak kimse yoktıu. Delgadonun en büyük sıkıntısı maç içinde kayboluşu. Genelde baskıdan dolayı sırtı dönük top aldığı için çok sık geri gelmek zorunda kalıyordu. Dünkü maçta haliyle buna gerek duymadı. Topu hep rakip kaleye dönük aldı, dolayısıyla pas dağıtma işinde çok zorlanmadı. Ona rağmen zaman zaman yaptığı gereksiz pas hataları yine tribünün tepkisine sebep oldu. Yine de o pasları sahada yapabilecek kimsenin olmayışı en azından denemesini çok rahatsız edici yapmıyor (bence).

Her seye ragmen eğer bu takım bu veya buna benzer sistemde oynayacaksa Delgado Gutinin yedeği olur. Çünkü Gutinin yedeği olabilecek özellikler yalnızca Delgadoda var. Dünkü maçta oynadığı futbol herşeye rağmen yine bende hayal kırıklığı yaratsada maalesef bu gerçeği kabullenmek zorundayım. Artık kendisinden bir şey beklemiyorum, açıkçası Schusterinde bu kadar kibar futbolcuya nasıl tahamül edecek bilemiyorum. Ama kalırsa çok şaşırmayacağım.

Quaresma: Gözümüz yıllardan sonra futbolcu gördü. Duruşu, top sürüşü, pasları her şeyiyle bir başka futbolcu. Beşiktaş takımı ilk kez zayıf rakiple maç yapmadı, ben çıplak gözle bu kadar teknik adam görmedim. Henüz 4. dakikada kendini belli etti. Sanki ilkokul çocuklarıyla kumsalda çıplak ayakla maç yapıyor gibiydi... Haliyle dakikalar geçtikçe iyice lakayitleşti. Normalde bu tarz futbolcuya sinirlenirim ama buna sinirlenemedim. Ismi Quaresma olduğundan, çok iyi futbolcu olduğundan vs. vs. değil. Biraz empati yapabilen herkes onun bu davranışı olgunlukla karşılabilir bence.

Istanbul'a Türkiyenin en büyük transferi olarak gelmiş, 20bin kişi önünde imza attırmışsın. Şimdi Faroe adalarına karşı Inönüde ilk maçına çıkıyor. Statta biri gaz çıkarsa herkes senin ismini sayıklamaya başlıyor, karşında da bildiğin, balıkçı, manavcı amcalar var. Normaldir diyorum, geçiyorum. Tek rahatsız eden diğer futbolculara olan tavırlarıydı. Pas alamayınca oyuna küsmesi, futbolculara sürekli neden pas vermiyosun sitemi...

Eğer Schuster sahada onu yıldız olarak oynatacaksa bunu diğer futbolculara aşılamalı. Aksi halde kimse bu tavırları hazmedemez. Bugün Real Madridde bile o kadar yıldız arasında Ronaldonun sahadaki duruşu farklı. Herkes takım oyunu oynarken, o kendi oynuyor... ama hakkaten oynuyor. Çoğu atak başlangıcı Ronaldodan çıkıyor. Aslına mentalite açısından benzerdi (Realin çok daha seri paslaşmalarını saymazsak). Pas trafiği top Ronaldoya gelince çoğu zaman yerini onun maharetine bırakır. Biraz benzeri oldu dün, bakalım Türkiyede ne yapacak Quaresma.

Schuster belliki serbest bırakmış Q7yi. Kimi zaman sağda, kafasına göre solda. Ters ayağı olmasına rağmen solda daha etkiliydi. Şaka gibi ama Ibo hakkaten fark yaratıyor:)

Dün gece beni tek üzen (taraftarın kendi içinde kavgası dışında) sürekli yapılan Quaresma tezarühatıydı. Ve dün penaltı olduğunda Boboya yapılan ayıbı hiç hazmedemedim. O kaçırılan penaltı bize müstahaktı. Eğer bu taraftar Quaresma ile 3lü çekmeye devam ederse kimse Quaresmadan bir şey beklemesin. Yeni transfer tabiki gözde olacak, heleki bu Q7 ise, fakat onu omuza alırken diğer oyuncuları yere bırakmak niye? Hani doğum gününde yeni teknolojik bir oyuncak hediye gelirde diğer oyuncaklarını bir köşeye atarsın ya, biraz öyle bir durum oldu dün. Diğer futbolcularda desteklendi tabi ama insan olan onların durumunu anlamıştır. Hele Bobonun halini...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder