----------------------------------------------------------

Üç Hece Sekiz Harf Sadece BEŞİKTAŞ

30 Temmuz 2010 Cuma

Siyah-Beyaz


İlk yarı kabus gibiydi.


Ferrarisizlik, Orta sahayı bırakma, Nobre sendromlarının hepsini bir arada gördük.

Schuster takımla ilgili brifing istese bundan daha kısa sürede hiç birşey alamazdı.
Şimdi Denizli'nin açtığı otelde başbaşa versinler, hem aslan sütünün tadını öğrensin hem de 2 rekat Denizli'yi dinlesin.


Günün Özeti:


Hakan bu takımın 1.kalecisidir

Ferrari'siz bu takım olmaaaaz!

Toraman stoper oynamaz, oynayamaz, oynamayı beceremez..

Erhan çok sırıtıyor.

Necip-Fink'ten biri mutlaka oynamak zorunda.

Ferrari-Sivok, Ernst- Necip/Fink Bozulmaz

Delgado ilk yarı az pas hatası yaptı, orjinal yerine geçince hiç bir şey yapmadı.

Hilbert'ten birşey anlamadım hiç tad alamadım

Q7 orta saha toparlanınca kendini gösterdi.

Ernst, Ernst, Ernst

Nobre sen ne ayaksın?

Hoca, Allah'tan hatandan döndün ama bu sistemde ısrarcı olacağını duyduğumda beynimden aşağıya kaynar sular döküldü.

Bu arada Tayfur Kaptan ne işe yarar? Söylemez mi Toraman defansta pimi çekilmiş bomba, Ferrari bu takımın bel kemiği, Delgado hayatında 1 kere top kapmak için yere yatmamıştır, Nobre kapasitesiniz tekidir?

Ferrari'yi oynatmama nedenimiz olan defansı ileride kurma sendromu yüzünden oynayan Toraman defansın arasına atlına topta adamı 20 metre kovaladı ancak adam yine de vuruşu yaptı.

İlk yarı herşey saçmaydı ama koçum Necip turun tüm gidişhatını çevirdi.

29 Temmuz 2010 Perşembe

Yetmez Yıldırım Demirören!!








Vallahi de yetmez, billahi de yetmez.
Q7 ve Guti'yi getirdin ya, dünyanın en sevimli başkanı sensin.
Beşiktaş tarihinde böyle bir kadro kurulmamıştı, hepsi senin ve Beşiktaş'ın gerçek sahibi kongre üyelerinin sayesinde.
Sizin gibi hayatının her evresinde başarılı insanların camiamıza liderlik yapması ayrı bir gurur noktamız.
Denizli maçını, geçen senki Wolfsburg maçını tüm kırıngıkları unutup camianın transferler sonucu büyük başkanı ayakta alkışlaması gerekir.

Nasıl " Yeter Yıldırım Demirören" dediysek, bu trasferle bizi coşturur " Yetmez Yıldırım Demirören", " Çıldırt Bizi Başkan, Robinho'yu Getir" demeyi de biliriz.
Omurga ağrılarının en iyi ilacı "gutisilin" miş.

28 Temmuz 2010 Çarşamba

Plzen Maçı Öncesi


* Plzen maçının kadrosuna alınmayanlar: Ferrari, Fink, Ersan Adem Gülüm, Uğur İnceman, İsmail Köybaşı, Ali Kuçik ve Onur Bayramoğlu.
* Ferrari olayı halen muamma. Herhalde 10 gün daha bekleyeceğiz.
* İsmail Köybaşı'nın kadroda olmaması da ilginç geldi. Herhangi bir yerde sakat olduğu haberine rastlamadım.
* Guti'nin tesislerdeki fotoğraflarında Nihat'ın "Bak Guti kardeş..." diye bir konuşma yaptığı görülüyor.
* Bu turdan sonra 8 Ağustos'ta Villareal ile hazırlık maçı varmış. Çok iyi oldu. Ligin başlamasına 1 hafta kala ciddi bir rakiple oynayacağız. Bu arada Mallorca'nın finansal sorunları nedeniyle Avrupa Kupaları'na Villareal katılacakmış.
* Villareal'in evine gitmişken Altidore'u da alıp gelirler mi acaba?
* Plzen maçına dönersek; hangi kadroyla çıkacağız, defansın ortası nasıl olacak, nasıl dizileceğiz merakla bekliyoruz.
* İnşallah korktuğum kadar zor geçmez bu tur. Skor tahminim yok ama sanki üst olur gibime geliyor.

27 Temmuz 2010 Salı

Hz. Guti Geldi



İnanılmaz ama sonunda oldu!!

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Bomba Haberler


Bugün Guti'nin geliş hikayesiyle ilgili Hürriyet Gazetesi'nde, tabii ki İsmail Er imzalı haberi okuyunca, aklımda kalan en bomba 5 haberi buldum. Guti haberi bu listeye 3. sıradan giriş yaptı.

# 5
Federico Giunti’nin Beşiktaş’a gelirken Fatih Terim’e meydan okuduğu iddia edilen roportaj
Bu roportajda Giunti’nin gol attığı maçlar ve oynadığı takımlar ne yazık ki tamamen yanlıştır.

# 4
Yıldırım Demirören’in Villareal Başkanı’na "Bu devirde kime inanacağım, kime güveneceğim. Kimseyi görmek istemiyorum" diyerek dert yandığı, Villareal Başkanı’nın Demirören’i teselli ettiği olaylar silsilesi.


# 3
Guti transferini tüm ayrıntılarıyla anlatan ve içinde muhteşem bir Demirören – Adalı diyaloğu geçiren haber:
Tam bu sırada Yıldırım Demirören devreye girdi; “Serdal Bey, hakikaten de Guti’ye önerdiğiniz rakam az.” Adalı sinirlendi (daha doğrusu öyle göründü), masayı terk etmeye kalktı.

# 2
Kluivert ile yapıldığı iddia edilen ve inanılmaz sözler içeren bomba eser
İçinde bu cümleler aynen yer almaktadır: Barcelonalı futbolcular, İstanbul'dan geldiğimizi öğrenince inanılmaz bir şekilde olumlu tepkiler gösterdi. Kampın neşe kaynağı Hollandalı yıldız Patrick Kluivert oturduğu yerden fırladı ve yüksek sesle tempo tutarak, ‘‘Beşiktaş sen bizim herşeyimizsin, 'Yer siyah gök beyaz en büyük Beşiktaş' diye bağırmaya başladı.

# 1
Ama benim tüm zamanların birincisi olarak gördüğüm roportaj her zaman için daha önce de belirttiğim bu başyapıttır.

Notlar


• Plzen maçı ister istemez beni korkutuyor. Geçen hafta da yazdım, daha hiçbir düzgün takımla oynamadan Çek kupa şampiyonuyla oynayacağız. Adamlar ligde 3. haftaya giriyor. Süper Kupa’da da Sparta Prag ile oynayıp sezona başladılar. Bizim en ciddi maçlar A2’ye karşı oynandı.
• Çocukluk çağında Malmö, gençlik çağında Valerenga facialarını yaşamış biri olarak turun pek kolay olmadığını öngörmek zor değil. 100. yılda İnönü’de yine bir Çek takımı Slavia Prag’a karşı oynanan Uefa Kupası rövanş maçının son dakikalarını da hatırlatırım.
• Gazetelerde rakiple çıkan yegane haber toplam değerlerinin Quaresma’ya eşit olduğu. Başka bir habere rastlamadım. Hafta sonunda oynadıkları maçı teknik kadrodan kimse canlı olarak izledi mi bilemiyoruz. Sahi Tayfur veya bir başkası izledi mi acaba maçı? Basında tabii ki bu ayrıntı yok.
• Bugünlerde spor sayfalarını Guti transferiyle ilgili hikayeler süslüyor. En bombası tabii ki İsmail Er’den. Haftaya gülerek başlamak isteyen İsmail Er’in Guti transferi hikayesini kaçırmasın.
• İsmail Er demişken, Türk spor basını tarihinin en bomba roportajını bir kez daha hatırlatmak isterim. Uzun yıllar Hürriyet Gazetesi Spor Müdürlüğü'nü yapan Esat Yılmaer'in unutulmaz Chicago Bulls roportajı :)
http://webarsiv.hurriyet.com.tr/1998/06/08/48368.asp
• Guti artık kesin geliyor herhalde, sevindim. Raul’un gelmemesine de sevindim. Geçende Fırsez de yazmıştı, 2 şöhretli veteran olunca bir anda Katar kıvamına gelirdik.
• Bu arada ısrarlı bir şekilde Holosko-Zapo’ya karşılık Sercan yazılıyor. Bu hafta netleşir herhalde.
• Dün gazetelerden birinde örümcek ağlı bir forma tasarımı vardı. Fena değil gibiydi. Ben alternatif renk olarak gri ve koyu griyi seviyorum. Kırmızıya nedense hiç ısınamadım.

23 Temmuz 2010 Cuma

Cenk Koray


Kimileri seni sunuculuğunla hatırlar, biz büyük Beşiktaşlılığınla hatırlayacağız.
UNUTULMAZSIN

Gazozuna...


Takımın bu sezon ne yapabileceğini ciddi ciddi merak ediyorum. Zira henüz gazozuna maçlardan kurtulamadık.
Normalde sezon öncesi hazırlık dönemi ve hazırlık maçlarında kafamızda birşeyler oluşması lazım.
Hazırlık dönemi, takımdan hangi yabancı oyuncuların gideceği üzerindeki kararsızlık ve yönetimin doğal olarak manevra kabiliyetinin azlığıyla geçiyor.
Hazırlık maçları ise seviyemizin çok altındaki takımlara karşı devam ediyor.
Dünkü Vikingur maçıyla ilgili bir eleştirim yok. Resmi maç, oynamak zordundayız. Dün evde maça bakarken, eşim sahayı ve rakibin halini görüp "bu takımlarla oynamak zorunda mıyız?" dedi. Maçın özeti bu soruydu. Takımın formasyonu veya oyuncuların performansıyla ilgili yorum yapmak anlamsız.
Kampta 2 maç oynadık. Avusturya 2. Ligi'nden bir takım ve Azeri Neftçi ile.
Takip edebildiğimiz kadarıyla, A2 ile de birkaç maç oynandı.
Şimdi Çek takımıyla ön eleme turlarına devam edeceğiz. Muhtemelen bu maçlar, şu ana kadar oynadığımız en ciddi maçlar olacak.
Sezonu daha erken açmak mümkün değildi, ama en azından kamptaki maçlardan biri Basel, Sion veya Sturm Graz gibi ligi daha erken başlayan takımlara karşı oynanabilirdi.
29 Temmuz ve 5 Ağustos'ta Plzen'e karşı oynadıktan sonra, 15 Ağustos'a kadar boşluk olacak.
Ümidim Plzen maçlarının daha ciddi geçmesi, ve ligin ilk maçına kadar daha hazır bir takıma karşı hazırlık maçı oynamamız...

21 Temmuz 2010 Çarşamba

2010-2011 Fikstürü


1. Hafta Bucaspor-Beşiktaş
2. Hafta Beşiktaş - Büyükşehir Belediyespor
3. Hafta Karabükspor - Beşiktaş
4. Hafta Beşiktaş - Ankaragücü
5. Hafta Fenerbahçe - Beşiktaş
6. Hafta Beşiktaş - Antalyaspor
7. Hafta Trabzonspor - Beşiktaş
8. Hafta Beşiktaş - Manisaspor
9. Hafta Kayserispor - Beşiktaş
10. Hafta Beşiktaş - Sivasspor
11. Hafta Beşiktaş - Kasımpaşa
12. Hafta Gençlerbirliği - Beşiktaş
13. Hafta Beşiktaş - Konyaspor
14. Hafta Galatasaray - Beşiktaş
15. Hafta Beşiktaş - Bursaspor
16. Hafta Eskişehir - Beşiktaş
17. Hafta Beşiktaş - Gaziantep


İlk izlenimlerim:

Sezonu İzmir Sıcağıyla açıp, Antep Sıcağında bitiririz.
Fener maçına kadar fikstürümüz çok iyi.
Kadıköy'de Fener'in ilk kez seyircisi karşısına çıkacağımızı düşünürsek 4'te 4 güzel bir göz dağı olur.
Sezonu erken açmamız sebebiyle düşüş yaşayacağımız ilk yarının son haftaları program zorlu.
Derbiler 2. yarı içerde, soğuk havaya denk gelen bir tek Olimpiyat kabusu var.
Milli maç ve EL fikstürü de netleşirse günler ilerledikçe daha net yorumlar yaparız.
Umarım son maç Antep'e akar, maçtan önce baklavaya dalar, sonrasında da Antep'in Hamamlarıyla halay çekeriz.

Tansiyonum her geçen gün yükseliyor!!!

Kombine Kart Rekoru


Kombineler ligdeki ilk İnönü maçına kadar satışta kalır.
Ligin ilk haftası deplasmanda Buca ile, 21-22 Ağustos gibi İnönü'de ilk lig maçını Büyükşehir Belediye ile oynuyoruz.
Uefa Kupası'nda Plzen maçları 29 Temmuz ve 5 Ağustos'ta.
Uefa gruplarına kalmak için ise maçlar 19 ve 26 Ağustos'ta.

Guti gelirse,
Uefa'da bir sürpriz yaşanmazsa,
İlk maçta 3 puan gelirse,

21-22 Ağustos civarı muhtemelen Beşiktaş tarihinin rekor kombine sayısına ulaşılır.